Kayıtlar

yaşam etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Günübirlik Hayatlar

Resim
Hafif bir huzursuzluk var bu ara bende. Bir süredir gezmek istiyorum ve gezemediğim için yine "bir şeyleri kaçırıyorum" gerginliği yaşıyorum. İstediğim şeyleri uzun bir süre yapamayınca hep böyle oluyor. Bu ruh halinin ölüm korkusuyla ilişkili olduğu kanısındayım. Ölümden herkes gibi ben de korkuyorum ama esas korktuğum; hayatımı çoğunlukla bir şeylerin gerçekleşmesini bekleyerek ve yapmak istemediğim şeylerle geçireceğim korkusu. Bu korkuyla baş etmek için öncelikle yöntemim; elbette ölüm gerçeğini yapabildiğim kadar yok saymak ve üzerine düşünmemek. Vaktimi dolu dolu geçirdiğim, olmak istediğim yerde olduğum zamanlarda çok bariz bir şekilde korkumun azaldığını farkettim, dolayısıyla hayatımı mümkün olduğunca istediğim şekilde geçirmek için çabalıyorum; istediğim ve istemediğim şeyleri söylüyorum, net olmaya çalışıyorum, özgür olmaya, gezmeye ve keşfetmeye daha fazla vakit ayırmak ve varoluşumu tatmin edebilecek işlerle uğraşmak istiyorum... Sonuncus...

Dady issues.

Çok uzun yıllar babamla ilişkimi, babamın öldüğünü herkesten gizledim. Yani gizlemedim de sorulmadıkça asla konusunu bile etmedim. İnsanların yüzündeki o acıma duygusunu görmemek için. Son bir iki yıldır ise anlatmak istiyorum, dağlara taşlara yazasım geliyor zehrini içimden akıtmak için. Benim babam vaktiyle köy öğretmenliği yapmış bir insan. Bundan 50 yıl önce, Erzurum gibi bir yerde köy öğretmenliği epey saygın bir meslek. Babamı kimden dinlediysem ne kadar zeki, komik ve harika bir adam olduğundan bahseder. 80'li yıllarda MHP'de üst düzey bir yetkili. Erzurum'dan solcu mu çıkar zaten? Çıkmış ama. Onun kardeşi. Kardeşi solcu, kendisi sağcı. Babam kuvvetle muhtemel birçok ölüm olayına karışmış hatta kendisi adam bile öldürmüş olabilir o dönemde. Bir gün ölüm listesinde kardeşinin adını görünce onu uyarıp kendisi de kaçıyor partiden. Çok ünlü bir tetikçi peşine düşüyor babamın. Sonra askeri darbe oluyor, babam bir ton işkence görüyor. Falan filan. Bu olaylar bittikten...

İzmir günlükleri: Gece dellenmeleri

İzmir'e taşındığımdan beri pelte gibi olmuştum okur. 2 aydır hiç sinirlendiğimi, şikayet ettiğimi hatırlamıyordum ta ki bugüne kadar. İlk kez sinirlendim bugün. Beni sinirlendiren kişiye asla neden sinirlendiğimi söylemeyecek olsam da buraya yazabilir hatta kendisini bilumum sosyal medya hesaplarımdan silebilirim. Biliyorum bu pasif agresif bir davranış ama bıktım vallahi aktif agresif olmaktan. O çok bilmiş bir halta yaramayan yaşam koçlarının, terapistlerin ne dediğine bakmayın: birine neden incindiğinizi ya da kızdığınızı söylemenin karşı tarafın seni "umursamadığını" defalarca yüzüne çarpmasından başka bir halta yaradığı yok.  Herkes yine kafasına göre yaşamaya devam ediyor. İlişkiler "görmezden gelebildiğin" sürece sürer, konuşarak bir bok çözülmez. Konuşmayla hiçbir zaman muvaffak olamamış bir insanın deneyimleri bunlar, hem de bedava. Kendisini sosyal medya hesaplarımdan silmedim. Onun yerine ben birkaç hesabımı kapattım. Çok fazla insanla muhatap de...