Kayıtlar

çocuk etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Bencillik, Patriyarka ve Şeyma Subaşı

Bencillik, hayatın bir döneminde, ihtiyaçlarının ve duygularının anlaşılamadığını düşündüğün ve artık kendi ihtiyaçlarını karşılamanın her şeyden önemli olduğuna inandığın bir noktaya varma hali bence. Kimin neyi hak ettiği, neyin öncelikli olduğu, nasıl ve ne kadar mücadele verilmesi gerektiği... Bunların hepsi subjektif şeyler. Tek bir doğrusu ya da haklısı yok ama "artık ben de bencil olacağım" demekle olmuyor bu işler. Çünkü yalnız yürünen bir yol bu. Kimsenin sırtını sıvazlamadığı, onaylanmadığın ve dışlanma potansiyelinin olduğu bir nokta. O yüzden kendini sağlam bir şekilde manipüle etmiş olman lazım. O zaman vicdan muhakemesi yapmıyorsun. Çünkü yaptıklarının hakkın olduğuna inanıyorsun. Bencilliği onay alarak yaşamanın tek bir yolu var; çok çalışmak. Vaktiyle  şunları  yazmışım; "Çok çalışmayı kimler sever biliyor musunuz? İşten başka nasıl zaman geçireceğini bilmeyen, insanlarla iletişim kurmaktan sıkılan, çocuğuna, eşine zaman ayırmak istemeyen...

Az hasarlı çocuk yetiştirmek

Resim
Çocuğum olmasa da çocuk yetiştirme üzerine yazmaya karar verdim. Çünkü bazı şeylere birçok kişiden daha fazla kafa yoruyorum, ahkem kesmek hakkım, çekil şurdan. Dolmuşta bir anne; küçücük çocuğunu sırf istediği için ön koltuğa oturtmuş. Dolmuş aniden fren yapınca çocuk cama yapışacaktı neredeyse. Dedim ki "çocuğu oradan alır mısınız, lütfen?", annesi "hadi oğlum gel" dedi, oğlan "anne sıkı sıkı tutuncam, n'olur " diye ısrar edince "bak görüyor musunuz hiç sözümü dinlemiyor" diye kabullendi bu durumu, dolmuşta diğer teyzelerden de empati ve kabul gördü. Ben ise içimden "ablacım sen de hiç mücadele etmedin yahu" diye geçirdim. Tuzu kuru olana konuşmak kolay tabii ama bu haksız olduğum anlamına gelmez. Bu kadınların tüm sabır, özveri ve enerjisini kocalarına verip çocuklarıyla daha fazla uğraşmaya bu kadar üşenmelerine gerçekten kızıyorum. Asıl sorun bu durumu gerçekten içselleştirmeleri, neyin önemli, neyin önemsiz oldu...