10 Haziran 2017 Cumartesi

İnsanlığın tümörü; pasif karakterli insanlar

Uzunca bir süre bana göre pasif, onlara göre "uyumlu" insanlarla arkadaşlığım oldu. Çünkü iyi niyetli ve güvenilir olduklarını düşündüm ama artık bu insanlara tahammül edemiyorum. Büyük konuşmak istememekle beraber, bu tarz insanlarla yakın arkadaşlık kurmama sözü verdim kendime ama kalp bu, kimi seveceği belli olmuyor okurcum.

Pasiften kastım da şu; sevilmek ve kabul görmek adına hiçbir isteğini, talebini dile getirmeyen, insanların bunu kendiliğinden düşünmesini bekleyen, yerine getirilmeyince gönül koyan ve pasif agresif bir şekilde intikam alan insan.

Her şey yolundayken, gerek iş, gerek özel hayatınızda mutlu, ilgi çeken, neşeli bir insanken samimiyetinden hiçbir şey eksilmeyen bu arkadaşlarınız, ne zaman duygusal olarak dibe girseniz o zaman avlanırlar. Arkadaşlığına en çok ihtiyaç duyduğunuz anda kendilerini geri çekerler. Tam olarak ne olduğunu anlayamazsınız, sizi asla net bir şekilde reddetmezler ama hep bir bahaneleri vardır. İçinizdeki ilgiye muhtaç bu çocuk biraz sızlansa, hemen "ne kadar bencilsin", "dünya senin etrafında dönmüyor", "benim de bir hayatım var" gibi  sözlerle size kendinizi daha kötü hissettirirler. Zaten yeterince sorununuz varken bir de bir arkadaşa rest çekip onu kaybetme yüküne katlanmak istemezsiniz çoğu zaman, bu yüzden size verilen ilgiyle yetinmek durumunda kalırsınız. Bir gariban, bir zavallı gibi. Toparlanıp, yeniden güçlü olduğunuzda, o da pasif haline geri döner.


İlgi ve samimiyet gözle görülmese de çok somut hissedilen şeyler bence. Geçirilen zamanla, yüz yüze görüşmeyle alakası yok. İmkanlar dahilinde bir şekilde bunu hissettirebilir insan. Hissedemiyorsanız, bu size verilmediği içindir. 

Konuyu en iyi özetleyen Murathan Mungan'ın şu satırlarıyla bitirmek istiyorum.

"İyi bir adamdır," demişlerdi onun için. İyi bir insanmış gibi görünüyor, ama kadın iyiliğin bu görünüşünü tanıyor: Başarısızlığın verdiği bir iyilik bu. Başka bir hayatı olmayacak, olamayacak biri, belli. Gözünün bebeğinde hayatın izin vermediği kör bir hınç parıldıyor. Sözde iyilikten yapılmış bir kalkanın arkasında kendisini hayata, insanlara karşı daha güvenli hissediyor olmalı. Böyleleri, karşısındakinin kendisinden daha zayıf biri olduğunu hissettiğinde, saklandığı kalkanın arkasından çıkmakta ve güçlerini sınamakta hiçbir sakınca görmez. Onların görünüşteki iyilikleri daha çok güç karşısında saygıyla eğilip boyun eğen kirli bir itaate benzer..."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder