2 Şubat 2014 Pazar

Mutluluğun formülü.

Evet açıklıyorum!

Sonunda ben de hayatın bütün numarasını çözmüşüm gibi mutlu olmak için ne yapmanız gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunacağım sevgili okurlarım.

Öncelikle iyi anlaşmaya çalışmalısın insanlarla. Hele ki devamlı görüşmek zorunda olduğun insanlarla. Öteki türlü hayat gerçekten çekilmez oluyor.

Yaşadığın yeri keşfetmelisin. Senin marketin, senin manavın, senin kuaförün, senin kuru temizlemecin olmalı. Onlarla da iyi anlaşmaya çalışmalısın. Senin işini özenle yapan, güvendiğin birileri hem aidiyet duygusunu geliştirir hem de daha özel hissetmeni sağlar.


Seçmelisin arkadaşlarını. Çevrende en az bir- iki tane, tarzıyla insanı yormayan ve dinginleştiren birileri olmalı mutlaka. Sesinin tonundan bile canının sıkkın olduğunu anlayan, kimi zaman seni senden daha iyi tanıyan dostlar biriktirmelisin. Hayatında böyle insanlar yoksa derhal kendine çeki düzen ver ve bu frekansı yakalayabileceğine inandığın düzgün insanlarla ilişkilerini ilerletmek için çabala okurcum. Böyle birileri varsa da mutlaka kıymetini bil, en çok onların bil hatta.



Ve de moduna göre konumlandır insanları. Derin ve melankolik bir moddayken, bu modlara pek gelemeyen arkadaşlarınla asla görüşme mesela. O an bambaşka frekanslarda olmanızdan dolayı muhtemelen sana kendini daha kötü hissettirecek, belki sen onun ne kadar yüzeysel biri olduğunu düşünüp arkadaşlığını sorgulayacaksın hatta belki kalbini kıracaksın. Yapma.


Bu çok klişedir biliyorum ama sevmediğin bir yerde asla çalışma. Bunun için tek ihtiyacın olan biraz cesaret, biraz da azim. İnsanlar genelde teşvik edici değil, korku ve gelecek kaygısı pompalayarak köstek olmayı tercih ediyorlar ama ben kendi deneyimlerimden hiç de söylenildiği gibi olmadığını gördüm. Maddi anlamda en çaresiz kaldığım zamanlarda bile sevmediğim işten ayrıldığıma bir dakika bile pişman olmadım. En fazla mutlu olmadığın bir işi mutlu olmadığın başka bir işe değiştirmiş olursun. İş ortamında mutsuz olup günden geriye kalan zamanda kendini ekstra mutlu etme çabası daha yorucu. Çabalamazsan da ruhunu çürümeye terkedersin sonra bir gün hiçbir şeyi değiştirebilecek gücü bulamazsın kendinde.


Yalnızlığınla barışmalısın. Bunu yalnızlıktan nefret eden ben bile söylüyorsam gerçekten barışabileceğin içindir. Duygusal boşluklarını doldurmak için birlikte olma çabası herkesi iter, yalnızım dedikçe daha da yalnız hisseder insan.


Belki de en önemlisi nasıl bir hayat, nasıl bir ilişki istediğine dair kafa yormalısın. Kendini tanımayan insanlar attıkları her radikal adımdan sonra genelde pişman olurlar. Deneyim onlara sadece korkaklık getirir. Korkak oldukları için mutsuz olduklarında bile bir şeyleri değiştirecek cesareti bulamazlar. Bu da mutsuz hayatlarında bir kısır döngü yaratır.

Bir de aşkı doğru yorumlayabilmek önemli... Biz kadınlar olarak bizi tüketen anlaşmazlıkları ve karşımızdakini gözümüzde büyütmekten mütevellit duyduğumuz hayranlığı aşk gibi yorumladığınmz için kendimizi fazlasıyla üzüyoruz.



Son olarak ne olursa olsun hayatınızın bir döneminde bencil olun. Hayatta kendi için bir şey yapmadan başkaları için yapamaz insan. Yapmamalı. Bu tıpkı, çocukları için saçını süpürge eden annenin dırdırını kendi çocukları da dahil kimsenin çekememesi gibi bir şey. Ne kadar çok şey yaparsanız yapın insanlar asla tam anlamıyla memnun olmaz ve değer vermez. Hayatta kendi için hiçbir şey yapamamış insanlar içindeki öfkeyi başkalarına akıtır, pozitif olamadıkları için de asla tam anlamıyla sevilmezler.

Resim 1
Resim 2
Resim 3
Resim 4
Resim 5
Resim 6