30 Nisan 2011 Cumartesi

Güzel parti, güzel insanlar...



Güzel bir kızla tanıştıktan sonra arkadaşlarına fotoğraflarını gösterip "olum ben bu kızla msn'de konuşuyorum lan" diye hava atan bir kıro coskusuyla geçen haftaki şirket partisinden birkaç fotoğraf koymak istedim okur. Ne kadar güzel insanlarla çalıştım ben misali.



Güzel insanlarla güzel bir parti oldu. Çok güzel hemde.



Şarkı söyleyen Fransız afet; libra sista! Gecedeki favorim... O da yakın bir zamanda şirketten ayrılıyor ama gitmeden geceye damgasını vurdu. Şarkı söyledi, yaptığı işin en iyisi olarak seçildi, ödül aldı, bütün gece durmadan herkesle dans etti...



Birkaçını gerçekten özleyeceğim...


Meraklısına elbisemin boydan görüntüsü.



Gecenin sonunda azıcık sarhoş olmuşum, mahsun mahsun oturup, insanları izliyorum. Bütün bu insanları gördüğüm son gece olduğunu düşünmüştüm.



Ama öyle olmadı. Çarşamba günü benim için hoşçakal partisi yapmaları beni gerçekten çok mutlu etti. O gün herkesle konuşmak, iyi dileklerini almak, sarılmak, vedalaşmak çok içime sindi.

Dünyanın en harika şeylerinden biri ayrıldığın yerde iyi hatırlanmak... *

16 Nisan 2011 Cumartesi

İlahi adalet

Bundan 2 yıl önce tanıştığım birisinden ilk gördüğüm andan itibaren çok etkilenmiştim. Hayatımda birkaç saat birlikte olup da bu kadar kolay ısındığım başka bir erkek olmamıştır herhalde. Geçen güzel bir günün ardından ayrılıp gece buluşmak için sözleşmiştik. Acayip heyecanla beklediğim bir gecede kendisi gelmeyince yaşadığım hayal kırıklığını anlatamam sana okur. Hayatımda ilk defa bir erkek için bu kadar gözyaşı döktüm. Yaşadığım hayal kırıklığı kafamda kurduğum şey ile yaşadığım şey arasındaki farklılıktan kaynaklanıyodu. Yoksa daha 2 günlük tanıdığım biri hakkında ne biliyorumki neyin hayal kırıklığını yaşayacağım?

Gel zaman git zaman bu arkadaş birkaç kere Türkiye'ye geldi. Sebep direkt olarak ben değildim ama geldiği her seferinde beni aradı. Ben onu tanıdıkça ondan uzaklaşmaya, o da beni tanıdıkça bana yakınlaşmaya başladı.

Bundan 1 sene önce tekrar Türkiye'ye geldiğinde yine benle görüşmek istedi. Sözleştik. Ben de o gün çok iyi vakit geçirdiğim biriyle beraberdim. O kadar ki, onunla olan programımı unuttum ve kendisini ekmiş bulundum. Daha sonra ne kadar üzüldüğünü ve onun için ne kadar önemli olduğumu belirten bir mesaj atmış. Normal şartlarda böyle bir şeyi unutsam üzüntüden içim içimi yer ama bu sefer kendimi kötü hissetmedim. Yabancı bir ülkede hoşlandığı birisiyle görüşmek isterken günler önceden ayarlandığı halde ekilmenin hayal kırıklığı eminim ki benim 2 yıl önce yaşadığımdan az değildir.Üstelik bunu planlayarak ya da isteyerek yapmadım. Tam olması gerektiği zamandaydı. Benim hiçbir şey hissetmediğim, onun bana karşı duygusal bir şeyler hissettiği bir anda oldu. İlahi adalet böyle birşey sanırım.

Yukarda bahsettiğim gibi bir şey olmasa da dün yine bir hayal kırıklığı yaşadım ama biliyorum o kişi de ilerde bana yaşattığı bu hayal kırıklığının çok benzerini ya benim tarafımdan ya da başkası tarafından yaşayacak.

İntikama ya da hırslanmaya gerek yok. Kendini tamir etmek ve mutlu olmak yeterli. İlahi adalet gerisini halleder ;)

5 Nisan 2011 Salı

Çok gaz bir blog.

Foto: Basistka

Sevgili hemcinslerim,

Hani çevremizde çok güzel bulduğumuz kadınlar olur; tavrıyla, tarzıyla, konuşmasıyla sanki bütün dünyadaki erkeklerin ondan hoşlanacağını sandığımız kadınlar... Her erkekle münasebetinde erkeğin ondan hoşlandığı için böyle davrandığını düşünürüz ya hani?! Hani o kadar ki, sevgilimiz varsa, o kızı kıskanmıyor görünmemek için salak salak kızı överiz de erkeğin aklında yoksa bile aklına sokarız? İnsan içine çıkmasın, çevremizde ilgi duyduğumuz erkeklerle tanışmasın isteriz o kadınların ya hani??!!!

Şimdi sıkı durun, bağlıyorum: Aslında onlarla o kadar vakit kaybederiz ki asıl tehlikeli olan "sümük" diye tabir edebileceğimiz kadınları gözden kaçırırız!!! Çünkü bize göre rakibimiz olabilecek klasta değildir onlar. Bir erkeğin bizi ona tercih edeceğini düşünmeyiz. Hayır biz niye kendi ölçütlerimize göre değerlendiriyosak bu kadınları? Hayat erkeklerle kadınların, kadınları değerlendirme ölçütünün ne kadar farklı olduğunu defalarca yüzümüze çarpmadı mı ki sanki? Resmen yanlış stratejiyle maçı veriyoruz. Oysaki en korkulası kadınlar güçlü görünmeyen, her an acizmiş de erkeğin yardımına ihtiyaç duyuyormuş gibi hareket eden tam da "sümük" diye tabir edeceğimiz kadınlardır.

Hayır ben niye gaza geldiysem bir anda böyle.
Ok bye.