30 Ocak 2011 Pazar

Kafam yine karışık dostlar


Eskiden birisini öpmek, elini tutmak sevgili olmak anlamına gelirken artık sevişsen bile sevgili olduğun anlamına gelmiyor. Etraflıca konuşup sözleşme filan imzalatmak lazım sanırım "bak biz sevgiliyiz, birbirimizden başkasıyla beraber olmayacağız" diye. Sadece yüzeysel espiriler, seks ile ilgili imalar, kızı tanımaya bile çalışmayan sadece ilgili canlı tutma amaçlı yaklaşımlar ve asla "sevgili" olmayan erkeklerin ilgileri ile kafası karışık kızlar ama ne zaman adam akıllı birinden hoşlansam yıllardır sevgilisi olduğunu öğrendiğim erkeklerle dolu çevrem. Sanki ilişki isteyenler yıllar önce kapılmış, istemeyenler de çürük kısımlar olarak bize kalmış gibi. Biz nerde hata yapıyoruz bilen bana da anlatsın, bacımsınız.

Sonuçta bir erkeğin bir kadını sevmesi için zaman gerekir ama tanımak için şans vermiyorsa bir erkek nasıl olacak bu iş?*

İlişki korkusu sadece erkeklerin yaşadığı birşey değil artık. Çünkü -beyler kusura bakmayın ama- Türk erkeklerinin çoğu vasat. Kadınların dilinden anlamayan, kabası sabası, ne geleneksel Türk erkeği mantığında ne de daha rahat ve modern bir Türk erkeği olabilmiş, arada sıkışmış, tutarsız, hem seveceği kızın daha önce başka erkeklerle birlikte olmasını hazmedemeyen ama sevebileceği potansiyeline rağmen her kıza "götürme" maksatlı yaklaşan, cimrisi, seksi sadece televizyonda izlediği kadarıyla yapmaya çalışan, yaratıcılıktan uzak, bencil ve kibirlisi... Hal böyle olunca birlikte olmayı seçmeyeceğiniz erkeklerle dolu ortalık. Birlikte olsanız ilişki size keyiften ziyade bir yük gibi gelecek çünkü.

En acısı da sevgili okur; kızın elini tutabilmek için günlerce, haftalarca uğraşan centilmen erkek devrini kaçırdığımız için bir erkeğin ne kadar sabırlı olabileceğini, kadını elde etmek için ne kadar özverili davranacağını göremeyeceğimiz için bize verilen değerle yetinmek zorunda kalacağız. O eski erkeklerin yaptıkları da büyüklerimizden duyduğumuz hikayeler olarak kalacak sanırım.

Hayır bunların hepsi bizi üzen erkeğin ağzını burnunu kıracak bir abimiz yok diye mi yani?

20 Ocak 2011 Perşembe

ve ben...

Dikkatimi en rahat toplayabildiğim zaman duşun altında olduğum zaman sanırım. Ayrıca duşta çok yaratıcı da olabiliyorum. (Fesatlaşma hemen)


&


"Yapılacaklar" listesi yaptım geçenlerde ve ne acıdır ki; ölmeden önce konserine gitmeyi istediğim bir şarkıcı bile yok. Bu maddeyi ölmeden önce konserine gitmeyi isteyeceğin bir şarkıcı bul sonra ölmeden konserine git olarak değiştiriyorum. Herkesin yapılacaklar listesinde böyle bir madde olmalı en nihayetinde.


&


Çocukken köpeğim olsun çok isterdim ben. O zaman alınmadı. Şu an alabilirim ama artık uğraşmak istemiyorum. Hevesim gitti. "Şimdi boşver daha yapacak çok fırsatın olacak önünde uzun yıllar var" sözünün bir kere daha ne kadar geçersiz olduğunu anladım. Ertelemenin de.


&



Dekorasyonu artık hobilerim arasında sayabilirim cidden. Acayip sardım bu aralar. Gerçekten kaydedeğer bir zaman harcıyoruz ev arkadaşımla. Dışarı çıktığımda gözüm sürekli ufak tefek dekoratif eşyalara takılıyor. Ayrıca haftada en az 3 kere perde takıp çıkarmazsam içim rahat etmiyor.


&



2011 benim için seyahat yılı olacak bence. Hissediyorum.



&



En saçma fikirler bile kendi taraftarlarını bulabiliyormuş sevgili okurcum. Önemli olan bunu nasıl yedirdiğin. Ben saçma fikir ve saçma insan sarrafı olduğum için pek yemem ama yediremem de. O yüzden azcık sinir oluyorum yedirebilenlere ama saygı duymak lazım belki de... ya da sadece eğlenmek. Bu hayattan öğrendiğim budur ve şimdi müsade edersen duşa giricem.