14 Ocak 2010 Perşembe

Bir adet Tansu nasıl tavlanamaz kılavuzu

Yıllardır arkadaşlarımın deneyip de muvaffak olmadığım her başarısız ilişkimin ardından, " kızım sende bir sorun var kesin, herkese bok atıyosun" yorumlarına cevaben ve ilerde benimle ilgilenecek adaylara yön gösterici olması açısından yazıyorum bu yazıyı. Hani beni tavlamaya çalışmak isterken işi sağlama almak için önce blogumu okumak ister belki(!), belli mi olur!?

Hazırsak, buyrun başlayalım...

-Görüşmeye başladığımız ilk zamanlarda kendinizi yermeyiniz!
-Bilakis çok da övmeyiniz!
-Sürekli kendinizden bahsetmeyiniz!
-Sorunlarınız varsa bile ben sizi yeni yeni tanımaya çalışıyorken, sorunlarınızdan bahsedip, ürkütmeyiniz! (Ortamın samimiyetine kaptırıp ben de yapıyorum ara sıra ama ben de yanlış yapıyorum demek ki )
-Aklınıza espri gelmiyorsa, illaki yapıcam diye kendinizi kasıp, normal şartlarda yapmayacağınız espiriler yapmayınız!
-Hele ilk tanışmalarda, sarılmaca, belden kavramaca bu tarz
laubali hareketler yapmayınız! Vallahi hiç hazetmiyorum.

Genelde tanıştığım insanların kötü özelliklerini bulmaya çalışmak gibi arıza bir kişiliğim olduğundan dolayı, -tecrübelerimle sabit- iş işten geçtikten sonra (muhtemelen karşıdaki başka bir sevgili bulunca) "aslında olabilirmiş keşke bir şans verseydim" dediğim kişilere karşı soğuk ve çok gıcık davranmaya çalışan bir mekanizma ortaya çıkıyor içimde, inanın engel olamıyorum. Hem ben de üzülüyorum sonra...

3 Ocak 2010 Pazar

Hangi bildiğim? ;)

Etenşın etenşın!

Merakla beklenen dergi Madam Brownie yayında :))

Dergi çıktığından beri pek keyifliyim, okuduğum yazıları tekrar tekrar okuyup eğleniyorum. Çok keyifli ve kesinlikle içimize sinen bir iş oldu diyebilirim. Devam ettikçe, daha da geliştireceğiz, konsepti yazarlığı, fikirlerimizi. Öncelikle girişimciliğiyle bu işe ön ayak olan ve çok özveri gösteren Yeşer Sarıyıldız arkadaşımızı tebrik ediyoruz :)) Harika bir websitesi ve logo tasarlayan Mert Ünal, İlker İşbilir, diğer yazarlar Burçak Külcü, Gülşah Kahraman ve katkıda bulunanlar ile çok keyifli bir iş çıkardık.



Websitesinin linki için burdan buyrunuz :

http://www.madambrownie.com/

facebook ve twitterda da varız!

http://www.facebook.com/home.php?ref=home#/pages/Madam-Brownie/208711214293

http://twitter.com/madambrownie

Tam olarak nedir bu dergi, ya da ne değildir diyenler için durumu özetleyen "Neyin nesiymişiz" yazısını paylaşmayı tercih ediyorum ;))

"Ben portakalda vitaminken kadın dergileri vardı piyasada allı pullu, süslü püslü, janjanlı kadınların süsledigi. 12 yasımdayken kuzenimin kafam kalınlıgındaki dergisinin seks sayfalarını okumustum gizlice, heyecanla. Sonra tekrar 2 sene önce bi’ daha okudum, yemin ediyorum aynıları, çok benzerleri vardı içlerinde. Öncelikle söylemeliyim ki, ben sevgilimin evrak çantasına önemli toplantı öncesinde kırmızı don koysam, toplantı esnasında tahrik olur olmasına da, kavgaya tahrik olur adam. Sırf tahrik etmek için beyaz tisörtü ıslatıp giydikten sonra evin içinde öyle dolansam da üsütürüm, yataktan kalkamam sonraki günlerde. Hayat bu mu zaten? Sevgilinin tabagındaki patatesten atıstırırsan yıl boyunca toplam üç kilo alırsın hesabı yapmak mı? Geçiniz, bırakınız. Ketçabı sevmem, mayoneze bayılırım, patates atıstırma esnasındaki muhabbete de doyamam. Topuklu ayakkabıyla kosamam, ev hanımlıgında amatör kalırım. Iki kilo fazlam için rejime baslar baslar yarım bırakırım. Onu yapar, bundan bıkarım. Bi’ gün dünyayı kurtarır, ertesi gün kolumu kaldırmaya üsenirim. Insanım çünkü ben, bildigin kadınım. Biliyorum ki, etrafımdaki on kadından dokuzu da böyle iste, bildigim kadın.
Hal böyle olunca, bildigin kadının dergisine bulastık biz de. Kıçımızdan (ay kıç dedim!) taktik uyduracagımıza deneye yanıla, güle eglene yazar çizeriz dedik. Yazdık çizdik; usta degiliz ama, iste geldik burdayız! Bildigin kadının dergisiyle, Havva’nın bile."

Sözün özü, takip edin bu dergiyi, kafanızı dağıtıp güleceğiniz birçok yazı bulacağınızı garanti ederim :)